14 Temmuz 2026 Salı

Saint Gobain

Saint Gobain

Saint-Gobain İnovatif Mlz. ve Aşındırıcı A.Ş. Genel Müdürü Jean-François Lelievre:
“Büyümeyi, yalnızca mevcut pazarda var olmak olarak değil müşterilerimizin verimliliğini, kalite    seviyesini ve rekabet gücünü artıran yenilikçi     çözümler geliştirmek olarak tanımlıyoruz”

Jean-François Lelievre
Saint-Gobain İnovatif Mlz. ve Aşındırıcı A.Ş. Genel Müdürü



Dünya genelindeki 28 farklı ülkedeki üretim tesisleri, 4 kıtada yer alan 15 Mükemmeliyet Merkezi ve 4 farklı ülkede bulunan Taşlama Teknolojisi Merkezleri ile yalnızca laboratuvar koşullarında değil, gerçek uygulama ihtiyaçlarına göre ürünlerini geliştiren Saint-Gobain, kullanıcıların daha verimli, güvenli ve tutarlı sonuçlar almasına destek oluyor. Saint-Gobain İnovatif Mlz. ve Aşındırıcı A.Ş. Genel Müdürü
Jean-François Lelievre ile firmaları ve ürünleri hakkında konuştuk.

Firmanız ve ürünleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Saint-Gobain İnovatif Malzemeler ve Aşındırıcılar AŞ olarak,  Türkiye’de endüstriyel üreticilere, profesyonel kullanıcılara, bakım-onarım ekiplerine ve yapı sektörüne yönelik geniş bir aşındırıcı ürün portföyü sunuyoruz.

Norton başta olmak üzere Atlas, Norton Clipper ve Norton Winter markalarımızla kesme ve taşlama taşları, flap diskler, fiber diskler, zımpara ürünleri, non-woven ürünler, hassas taşlama çözümleri, elmas kesiciler ve yüzey finisaj uygulamalarına yönelik ürünlerimizle farklı sektörlere hizmet veriyoruz. Metal işleme, otomotiv, yapı, bakım ve onarım, paslanmaz çelik, kaynak hazırlığı ve yüzey temizleme gibi birçok uygulama alanında kullanıcıların daha verimli, güvenli ve tutarlı sonuçlar almasına destek oluyoruz.

Saint-Gobain Aşındırıcılar’ın en güçlü yönlerinden biri global Ar-Ge altyapısı ile yerel pazar ihtiyaçlarını bir araya getirebilmesidir. Dünya genelindeki 28 farklı ülkedeki üretim tesislerimiz, 4 kıtada yer alan 15 Mükemmeliyet Merkezimiz ve 4 farklı ülkede bulunan Taşlama Teknolojisi Merkezlerimiz sayesinde ürünler yalnızca laboratuvar koşullarında değil, gerçek uygulama ihtiyaçlarına göre geliştiriliyor. Türkiye’de Eskişehir’deki üretim tesisimizle, güçlü bayi ve distribütör ağımız, saha ekiplerimiz, teknik eğitimlerimiz ve uygulama desteklerimizle müşterilerimize yalnızca ürün değil, çözüm sunmayı hedefliyoruz.

Özellikle son dönemde yüksek performanslı kesme taşlama çözümleri, non-woven ürün grupları, kullanıcıların verimlilik ihtiyacına yanıt veren önemli ürün gruplarımızı oluşturuyor. Bunun yanında Razorstar FS1190 fiber disk gibi yeni nesil ürünlerimiz de daha agresif taşlama performansı, daha uzun ürün ömrü ve daha düşük baskı ihtiyacıyla operatör verimliliğini artırmaya yönelik çözümlerimizden biridir.

Yılın ilk çeyreğini üretim ve satış açısından değerlendirebilir misiniz?
Yılın ilk çeyreği, sanayi tarafında maliyet baskılarının, rekabetin ve talep dalgalanmalarının birlikte hissedildiği bir dönem oldu. Buna rağmen Türkiye pazarı, üretim kabiliyeti, ihracat potansiyeli ve güçlü sanayi altyapısı sayesinde aşındırıcı sektörü açısından önemini korumaya devam ediyor.

Bizim açımızdan ilk çeyrek, pazarı daha yakından dinlediğimiz, müşteri ihtiyaçlarını daha iyi anlamaya odaklandığımız ve ürün portföyümüzü doğru uygulamalarla buluşturmak için saha çalışmalarına ağırlık verdiğimiz bir dönem oldu. Satış tarafında yalnızca hacim yaratmaya değil, doğru ürün karması, doğru kanal yönetimi ve sürdürülebilir karlılık dengesine odaklanıyoruz.

Üretim ve tedarik tarafında ise süreklilik, kalite ve bulunabilirlik en kritik başlıklar arasında. Müşterilerimizin üretim süreçlerinde kesintisiz çalışabilmeleri için ürün bulunabilirliği, doğru teknik yönlendirme ve uygulama desteği bizim için öncelikli konular. İlk çeyrekte de bu yaklaşım doğrultusunda hem mevcut müşteri ilişkilerimizi güçlendirmeye hem de yüksek potansiyelli segmentlerde yeni fırsatlar yaratmaya devam ettik.

Büyümeyi nasıl tanımlıyorsunuz? Üretim hacmi ve metrajla mevcut pazarda var olmak mı yoksa Ar-Ge ve inovasyonla küresel ölçekte fark yaratan yenilikçi çözümler geliştirmek mi?
Bizim için büyüme yalnızca daha fazla üretmek ya da daha fazla satış yapmak anlamına gelmiyor. Elbette hacim, metraj ve pazar payı önemli göstergeler ancak sürdürülebilir büyümenin temelinde değer yaratmak olduğuna inanıyoruz.

Aşındırıcı sektöründe gerçek büyüme, müşterinin üretim sürecine katkı sağlayabilmekten geçiyor. Bir ürünün daha hızlı kesmesi daha uzun ömürlü olması operatörü daha az yorması, daha az fire oluşturması veya daha güvenli bir çalışma ortamı sağlaması, bizim için büyümenin gerçek karşılığıdır. Bu nedenle Ar-Ge ve inovasyon, büyüme anlayışımızın merkezinde yer alıyor.

Saint-Gobain Aşındırıcılar global ölçekte güçlü bir Ar-Ge kültürüne sahip. Satışlarımızın önemli bir bölümü son yıllarda geliştirilen yeni ürünlerden geliyor ve her yıl yeni patent başvuruları ile inovasyon gücümüzü artırıyoruz. Bu yapı sayesinde hem global ölçekte rekabetçi ürünler geliştiriyor hem de Türkiye pazarındaki kullanıcıların ihtiyaçlarına daha uygun çözümler sunabiliyoruz.
Dolayısıyla büyümeyi, yalnızca mevcut pazarda var olmak olarak değil müşterilerimizin verimliliğini, kalite seviyesini ve rekabet gücünü artıran yenilikçi çözümler geliştirmek olarak tanımlıyoruz.

Rekabetin arttığı günümüzde karlılık da baskılanıyor. Bu süreçte nasıl hareket etmeli? Firma olarak bu konudaki görüş ve stratejileriniz nelerdir?
Bugün birçok sektörde olduğu gibi aşındırıcı sektöründe de fiyat rekabeti oldukça yoğun. Ancak yalnızca fiyat odaklı rekabetin uzun vadede hem üretici hem bayi hem de son kullanıcı açısından sürdürülebilir olmadığını düşünüyoruz. Çünkü aşındırıcı ürünlerde satın alma fiyatı tek başına gerçek maliyeti göstermez.

Bir ürünün ömrü, kesme veya taşlama hızı, operatöre sağladığı kolaylık, işlem başına tüketim miktarı, fire oranı ve iş güvenliğine katkısı toplam maliyet üzerinde doğrudan etkilidir. Daha düşük birim fiyatlı bir ürün, daha kısa ömürlü veya daha düşük performanslıysa, kullanıcı için toplamda daha yüksek maliyet yaratabilir.

Bu nedenle stratejimiz, fiyat rekabetinin ötesinde değer odaklı bir yaklaşım geliştirmek. Müşterilerimize doğru ürünü doğru uygulamada kullanmaları için teknik destek veriyor, saha demonstrasyonları ve eğitimlerle ürün performansını uygulama üzerinde göstermeye çalışıyoruz. Bayi ve distribütör ağımızla birlikte ürün karmasını daha sağlıklı yönetmeye, yüksek performanslı ürünlerin yarattığı toplam faydayı daha iyi anlatmaya odaklanıyoruz.

Karlılığı korumanın yolu yalnızca fiyat artırmak değildir. Doğru segmentasyona gitmek, doğru müşteriye doğru çözümü sunmak, yüksek katma değerli ürünlerin payını artırmak ve müşteriye toplam maliyet avantajını göstermek bu sürecin temel unsurlarıdır. Biz de bu doğrultuda hem ticari ekiplerimizle hem de kanal ortaklarımızla daha disiplinli ve daha çözüm odaklı bir çalışma yürütüyoruz.

Sektörünüz nereye evriliyor? Yapay zeka, akıllı makineler, yeşil üretim vb. sektörünüzle ne kadar ilintili? Sektörünüz bu konulara ne kadar ilgili?
Aşındırıcı sektörü, sanayideki dönüşümden doğrudan etkilenen bir sektör. Üretimde otomasyonun artması, robotik uygulamaların yaygınlaşması, daha hassas yüzey kalitesi beklentisi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleri aşındırıcı ürünlerden beklenen performansı da değiştiriyor.

Önümüzdeki dönemde sektörün birkaç ana başlık etrafında evrileceğini düşünüyoruz. Bunlardan ilki yüksek performanslı ve uzun ömürlü ürünlere olan talebin artmasıdır. Kullanıcılar artık yalnızca ürünü değil, ürünün üretim sürecine sağladığı toplam verimliliği değerlendiriyor. İkinci önemli konu otomasyon ve robotik sistemlere uygun aşındırıcı çözümler. Özellikle tekrarlanabilir kalite, sabit performans ve proses güvenilirliği burada çok kritik hale geliyor.

Yapay zeka ve dijitalleşme ise sektörümüz için hem üretim hem de müşteri deneyimi tarafında giderek daha fazla önem kazanıyor. Talep tahmini, stok yönetimi, üretim planlama, kalite kontrol, teknik ürün seçimi ve saha verilerinin analiz edilmesi gibi birçok alanda dijital araçların etkisi artıyor. Aşındırıcı ürünler fiziksel sarf malzemeleri gibi görünse de, doğru ürün seçimi ve doğru uygulama parametreleri artık veriyle çok daha iyi yönetilebiliyor.

Saint-Gobain Grubu’nun sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda biz de ürün geliştirme ve pazara sunma süreçlerimizde çevresel etkiyi azaltan, kaynak verimliliğini destekleyen çözümlere önem veriyoruz.
Türkiye’de sektörün bu konulara ilgisi giderek artıyor. Özellikle büyük endüstriyel üreticiler, otomotiv, metal işleme ve ihracat odaklı firmalar verimlilik, kalite ve sürdürülebilirlik konularını daha fazla gündemlerine alıyor. Biz de bu dönüşümde müşterilerimize teknik bilgi, doğru ürün ve uygulama desteğiyle eşlik etmeyi önemsiyoruz.

Eklemek istedikleriniz…
Aşındırıcı ürünler birçok üretim sürecinde küçük bir sarf malzemesi gibi görünse de, aslında üretim kalitesi, hız, maliyet, iş güvenliği ve sürdürülebilirlik üzerinde doğrudan etkisi olan kritik ürünlerdir. Bu nedenle sektörde fark yaratmanın yolu yalnızca ürün sunmaktan değil, müşterinin uygulamasını anlamaktan ve ona doğru çözümü önermekten geçiyor.
Saint-Gobain Aşındırıcılar Türkiye olarak hedefimiz; güçlü global Ar-Ge altyapımızı, yerel pazar bilgimiz ve saha deneyimimizle birleştirerek müşterilerimize daha verimli, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunmak. Önümüzdeki dönemde de bayi ve distribütör ağımızı güçlendirmeye, teknik eğitimlerimizi artırmaya, yüksek performanslı ürünlerimizi daha fazla kullanıcıyla buluşturmaya ve Türkiye sanayisinin rekabet gücüne katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Metalsan okuyucularına ve sektör paydaşlarımıza da bu vesileyle teşekkür ederiz. Sanayinin gelişimi için bilgi paylaşımının, teknik bilinçlenmenin ve doğru ürün kullanımının çok değerli olduğuna inanıyoruz.