SEKTÖR HABER DETAY

Yerli yassı üreticilerinin yurt içi satışlarını dolar ile yapmaları nedeniyle sektörümüz sıkıntı yaşıyor
22.12.2017

1950’li yılların sonlarında yapılan yatırımlar ile üretime başlayan Türkiye çelik boru sektörü, 1980’li yılların ilk yarısında Türkiye ekonomisinin dışa açılmasıyla birlikte gerçekleştirilen çelik boru ihracatları ile önemli bir ivme kazanmış ve günümüze kadar geçen sürede dünyanın lider çelik boru üreticileri arasında yerini almayı başarmıştır. Mevcut durumuyla yaklaşık 30 firmanın faaliyet gösterdiği, doğrudan ve dolaylı olarak 50 bin kişinin istihdam edildiği sektörün yıllık üretim kapasitesi 8 milyon ton olup kapasite kullanım oranı ise yaklaşık yüzde 65 düzeyindedir. 

Avrupa’nın en büyük üreticisi Türkiye
Avrupa’nın en büyük dikişli çelik boru üreticisi olan Türkiye, 2016 yılında yüzde 15 büyüme kaydederek gerçekleştirmiş olduğu 5,2 milyon tonluk üretimiyle dünya üretiminde bir basamak yükselişle Çin, Rusya ve Güney Kore’nin ardından dördüncü sırada yer alarak global pazardaki konumunu güçlendirmiştir.  
Türkiye çelik boru sektörü TANAP projesi kapsamında yapılan üretimin de etkisiyle 2016 yılını yüzde 15 büyüme ile gerçekleştirmişti. 2017 yılında ise iç talebin azalmış olması nedeniyle, toplam üretimin önceki yıla göre bir miktar gerileyerek yaklaşık 5 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir. 
Üretimin %40’ı ihraç ediliyor
Türkiye çelik boru sektöründe üretilen ürünlerin, küresel ekonomik konjonktüre ve talep koşullarına bağlı olarak, yaklaşık yüzde 40’lık kısmı ihraç edilmektedir.  2012 yılından bu yana ihracatımız ortalama 1,8 milyon ton civarında geçekleşmiştir. Ancak, 2017 yılının ilk on bir ayında Türkiye’nin dikişli çelik boru ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla, miktar bazında yüzde 10,53 oranında artmış ve 1,79 milyon ton olarak gerçekleşmiştir. 2017 yılı sonu itibarı ile de toplam ihracatın yaklaşık 2 milyon tona ulaşması beklenmektedir. Sektörün önemli ihracat partnerlerinden Irak ve İngiltere’ye olan ihracatımız miktar bazında sırasıyla yüzde 7,35 ve yüzde 5,03 oranlarında azalırken, Romanya’ya olan ihracatımız yüzde 59,13 oranında artmıştır. ABD’ye olan ihracatımızda ise yüzde 1,85 düzeyinde bir azalma meydana gelmiştir. ABD’nin yerli yassı çelik ürünleri kullanılarak gerçekleştirilen boru üretiminin teşvikli olduğunu iddia ederek haksız bir şekilde Türkiye menşeli dört ürün grubunun ithalatına uyguladığı telafi edici vergiler, ABD’ye olan ihracatımızda yaşanan düşüşte önemli rol oynamıştır. 

Hammaddeye var mamule yok
Türkiye çelik boru sektörü, ihracatını kayda değer ölçüde artırma potansiyeline ve kapasitesine sahip olmasına rağmen, sektörün uluslararası piyasa fiyatlarından hammadde temin edemiyor olması, ihracatta geriye düşmesine neden oluyor. Çelik boru üretiminde kullanılan sıcak hadde yassı çelik ürünleri için uygulanan yüzde 9 oranındaki gümrük vergisi nedeniyle üretimde kullandığımız hammaddeyi dünya piyasa fiyatlarından temin edemiyoruz. Yüzde 9 oranındaki gümrük vergisi, yurt içi piyasada yerli yassı çelik üreticilerinin fiyatlarını dünya piyasa fiyatlarının üzerinde tutmalarına neden oluyor ve bu durum doğrudan ithal fiyatlarına da yansıyor. Fiyatlarını iç piyasadaki fiyatlara göre pozisyonlayan yurt dışındaki yassı çelik üreticileri, Türkiye’de oluşan birim fiyatı dikkate alarak diğer ülkelere vermiş oldukları fiyatlara göre Türkiye’ye daha yüksek fiyat uyguluyorlar. Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yurt dışından temin ediliyor olsa dahi, yukarıda belirtilen nedenden dolayı dünyadaki rakiplerimize göre daha yüksek maliyetle hammadde temin etmek zorunda kalıyoruz. Bu durum, çelik boru sektörünün uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü zayıflatıyor. Çelik boru ürünlerinin ithalatında gümrük vergisi uygulanmazken hammadde olarak kullandığımız yassı çelik ürünlerine yüzde 9 oranında gümrük vergisi uygulanması anlaşılabilir bir durum değildir. 

İnşaat demiri TL ile satılırken yassı mamül ürünleri neden dolar ile satılıyor?
Diğer taraftan, yerli yassı üreticilerinin yurt içindeki satışlarını dolar bazında yapıyor olmaları nedeniyle sektörümüz sıkıntı yaşamaktadır. Son dönemde yaşanan kur artışı nedeniyle, daha önce dolar bazında ihalelere çıkan BOTAŞ, DSİ gibi kamu kurumları artık ihalelere TL bazında çıkmaya başladılar. Bu durumda söz konusu ihalelere kur riski nedeniyle fiyat vermekte ciddi zorluklar yaşanmaktadır. Yassı çelik üreticilerinin artık kesinlikle TL bazında satışa geçmeleri gerekmektedir. Aynı hammaddeyi kullanarak üretim yapan demir çelik tesislerinde inşaat demiri, filmaşin, vb. uzun mamullerin satışının TL bazında yapılıyor olmasına rağmen yassı çelik ürünlerinin dolar bazında yapılıyor olması anlaşılabilir bir durum değildir. Yassı çelik üreticilerinin, dolar bazında satışta ısrar ediyor olmaları, bu ürünleri hammadde olarak kullanan sektörler için önemli bir sorun teşkil etmektedir. Aynı zamanda, bu ürünlerin satışının dolar ile yapılıyor olması dolara olan talebin artmasına ve ülkemiz ekonomisinin de olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu sorunun giderilmesi için Ekonomi Bakanlığımızın ve Sanayi Bakanlığımızın da gerekli çalışmaları yapmalarını bekliyoruz. 
Ürün yelpazesini genişletmeye yönelik yatırımlar ile katma değerli ürünlerin üretimine odaklanarak küresel rekabette elini güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye çelik boru sektörü, küresel piyasa fiyatlarından hammadde temini için gerekli koşulların sağlanması durumunda dünya üretimde ilk üçe girmeyi başarabilecektir. 



  FUAR TAKVİMİ

bolsos michael kors nike huarache baratas montblanc boligrafos nike outlet polos ralph lauren baratos oakley baratas michael kors bolsos new balance 574 new balance baratas boligrafos montblanc nike air force baratas polo ralph lauren baratos nike air force 1 nike huarache