BANNER HABER DETAY

TÇÜD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Halil Şahin:
30.05.2016

TÇÜD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Halil Şahin:
“Son 3 yılda Türkiye, net çelik ihraç eden bir ülke konumundan, net çelik ithal eden bir ülke konumuna geçti”

 

Hepimizin malûmları olduğu üzere, son derece sıkıntılı bir 3 yılı geride bırakmış bulunuyoruz. 2013 yılında gerçekleştirilen bir önceki genel kuruldan bu yana, dünya çelik sektöründe çok ciddi çalkantılar yaşandı. Öncekilerden farklı olarak bu defa, dünya çelik sektöründeki sıkıntılı dönem çok uzun sürdü. Üç yıl boyunca sürekli düşüş gösteren bir piyasa içerisinde faaliyetlerimizi sürdürme gayreti içerisinde olduk. 2012 yılından sonraki 3 yılda ham çelik üretimimiz derinleşen bir trendde düşüş gösterdi. Son 3 yılda ham çelik üretimimiz %12 oranında azalarak 2011 yılının da gerisine gitti. Aynı dönemde ihracatımız, %17 oranında düşüşle 20.3 milyon tondan, 16.8 milyon tona geriledi. Üretim ve ihracatın gerilediği bir dönemde, ülkemizin çelik tüketimi oldukça güçlü bir şekilde artmaya devam etti. Tüketimdeki 6 milyon tona varan artış, maalesef yurtiçi üretimle değil, ithalat yolu ile karşılandı. Aynı dönemde Türkiye’nin çelik ürünleri ithalatı 7.2 milyon ton artış gösterdi. Son 3 yılda, Türkiye’nin çelik ürünleri ithalatı %61 oranında artışla, 19 milyon tona ulaştı. Türkiye, net çelik ihraç eden bir ülke konumundan, net çelik ithal eden bir ülke konumuna geçti.

Girdi maliyetlerine yakın seviyelerde nihai ürün fiyatları oluştu
İthalattaki artış başlangıçta Çin kaynaklı olarak ortaya çıktı ve ilk anda, çelik üretiminde kullanılan teknolojiden kaynaklandığı şeklinde bir genel kanaat oluştu. Ancak zaman ilerledikçe, bu durumun yalnızca kullanılan teknolojiden değil, aynı zamanda bazı ülkelerin devlet destekli üretim yapısından ve büyüyen kapasite fazlalıklarından kaynaklandığı net bir şekilde ortaya çıktı. Neredeyse girdi maliyetlerine yakın seviyelerde nihai ürün fiyatlarının oluştuğu bir ortamda, çelik sektörümüz, iç ve dış piyasalarda varlığını sürdürme mücadelesi verdi. İç ve dış piyasalardaki kayıplarımız, üretim ve istihdamda ciddi kayıplara sebep oldu. Bazı kuruluşlarımız üretimlerini durdurdu. Bazıları vardiya sayılarını ve istihdamlarını azaltma yoluna giderek, bu zorlu dönemi atlatma gayreti içerisinde oldu.

Benzer sıkıntılar dünyanın farklı ülkelerinde de yaşandı
Ancak bu zorlu dönemde, çelik sektörümüzün gösterdiği performans, tatmin edici bir tedbir alınmamış olmasına rağmen, dünyadaki diğer çelik sektörlerinden daha dirençli olduğumuzu ortaya koydu. Bu sıkıntıyı Türk çelik sektörü tek başına yaşamadı ve sıkıntı çelik sektörümüzün yapısından kaynaklanmadı. Dünyadaki tüm ülkelerin çelik sektörlerinde benzer sıkıntılar yaşandı.  Diğer ülkeler, bizden çok daha önce tedbirlerini alarak, çelik sanayilerini koruma yönünde iradelerini ortaya koydular. ABD, Latin Amerika ülkeleri, Kanada, Hindistan, Meksika ve A.B. ülkelerinde, sıkıntının kaynağındaki ülkelere karşı ciddi korunma tedbirleri uygulandı. Bizde de bir takım adımlar atıldı. Ancak, Dernek olarak gösterdiğimiz tüm çabalara rağmen, atılmış bulunan adımların yeterli olduğunu söylememiz mümkün değil. Bu eksikliğin zamanla giderileceğini olan inancımızı belirtirken, bu dönem içerisinde işbirliği konusunda gösterdikleri kararlı duruş ve Derneğimize verdikleri destek için, tüm üyelerimize hepinizin huzurunda en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Olağan Genel Kurulu konuşması, 29 Nisan, Ankara



  FUAR TAKVİMİ

bolsos michael kors nike huarache baratas montblanc boligrafos nike outlet polos ralph lauren baratos oakley baratas michael kors bolsos new balance 574 new balance baratas boligrafos montblanc nike air force baratas polo ralph lauren baratos nike air force 1 nike huarache