BANNER HABER DETAY

GALDER
13.05.2019

17 Ağustos Depreminin 20. Yılı…
Deprem, Güvenli Yapılar ve Galvanizli İnşaat Demiri Kullanımı Üzerine

 

 

Anadolu topraklarının en büyük depremlerinden birinin yaşandığı 17 Ağustos 1999 tarihinin üzerinden 20 yıl geçti. Binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği bu büyük depremden günümüze kadar geçen süre içerisinde maalesef çok köklü ve yapısal iyileştirmeler yapılamadı. Yerel yönetimlerinin insafına bırakılmış ve maalesef uygulamada sıkıntıların aşılamadığı bir deprem yönetmeliği var elimizde, o kadar. Zaman zaman medya da bir dalga halinde -nedense- sürekli olmadan bir deprem haberleri, kısır oturumlar fırtınası esiyor. Sonra birden yine unutuluyor. Kentsel dönüşüm planı bir türlü rayına oturtulamadı. Yapımız gereği başımıza felaket gelmeden bir şey yapmıyoruz. Şimdi felaket İstanbul da artık neredeyse her hafta bir binanın –kendiliğinden- yıkılması ile kendini gösteriyor. Ama hala somut bir adım yok. Kartal’da 6 Şubat’ta yıkılan ve maalesef 21 kişinin hayatını kaybettiği olayın ardından bilirkişi raporuna bakalım: ‘Raporda, binada enkaz kaldırma çalışmaları sürdüğü müddetçe görev yapıldığını belirten bilirkişiler, binanın betonunda kullanılan kumun yıkanmamış ve elekten geçirilmemiş deniz kumu olduğu, betonda midye kabuklarına rastlandığı, demirlerde korozyon oluştuğu, 12'lik inşaat demirlerinin 9,5'a kadar düştüğü…’ 
(Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47267003) 
Şimdi bu rapordan da yola çıkarak deprem ve güvenli yapılar ile ilgili GALDER olarak temsil ettiğimiz galvanizleme sektörü ile bağlantısına değinelim. Tüm dünyada özellikle deprem kuşağında yer alan ülkelerde bina sağlamlığına son derece önem verilmektedir. Japonya da her yıl onlarca irili ufaklı depremler oluyor, ama hiçbir can ve mal kaybı yaşanmıyor. Bunun 2 ana sebebi var, yapılarda çelik-kompozit kullanımı yüksek ve hem bu çelik yapıları hem de betonarme yapılar içerisinde kullanılan inşaat demirinin korozyona uğramasını engelliyorlar. Kartal da yıkılan binanın bilirkişi raporunda da görüleceği üzere beton içerisinde kullanılan inşaat demirinin korozyon sebebiyle küçülüp mukavemetini yitirmesi binanın taşıyıcı sistemini zayıflatıp yıkılmasına sebep oluyor. Dünyada bilinen en uzun ömürlü ve aynı zamanda en ekonomik korozyon önleyici yöntemlerin başında sıcak daldırma galvanizleme (SDG) geliyor. Beton içinde kullanılan İnşaat demirinin SDG yöntemi ile çinko kaplanmasının teknik detayına kısaca bakacak olursak; 
Çinko kaplamalar ve galvanizleme ile korozyona karşı sağlanan mükemmel koruma, çinkonun doğasında var olan düşük korozyon oranından kaynaklanmaktadır. Korozyona maruz kalan bitişik çelik yüzeyleri de “katodik koruma” adı verilen bu özelliği sayesinde koruyabilmektedir.
Kaplama kendisine özgü metalurjik bağ yapısı ve metalik kaplamanın güçlülüğüyle de birleştiğinde, alttaki çelik yüzeye mükemmel biçimde yapışarak mekanik zararlar karşısında üst düzey bir direnç sağlamaktadır. Bu özellikler bir araya gelerek betonarme yapıların beton kalitesinin
değişkenliği ve tatbik edilen güçlendirmeler karşısında tolerasyonu artırarak çok dayanıklı bir kaplama ortaya çıkarmaktadır. 
Galvanizli inşaat güçlendirme demiri kullanımı eşsiz bir avantajdır. Maalesef galvanizlemenin inşaat demirleri için kullanılmasında ülkemizde büyük bir bilgisizlik mevcuttur. 
SDG, klorür tuzu saldırısı karşısında mükemmel direnç sağlar ve betonun karbondioksit soğurmasından etkilenmez. Çinkonun katodik koruması, kaplamada herhangi bir küçük kesiklik olması halinde korozyonu engeller ve her türlü korozyon riskini hapsederek maruz kalan çeliği korozyondan korur, kaplamanın bozunmasını önler. Çinko korozyonu az miktarda hacim değişikliğiyle sonuçlanmaktadır. Çelik korozyonunun aksine, çevreleyen beton üzerinde olumsuz bir etkisi yoktur. Araştırmalar, korozyon malzemelerinin bitişikteki beton içine sızdığını, noktasal gözenekleri doldurarak korozyonun ilerlemesini durdurduğunu ortaya koymaktadır.(Kaynak : www.galder.org.tr / Galvanizli İnşaat Demiri: İşe yarar kitapçığı) 
Ülkemizde SDG daha elzem kullanılması gereken çelik yapılarda dahi henüz gelişmiş ülkelerin dörtte biri kullanım seviyesindeyken, inşaat demirinde SDG kullanımı neredeyse yok denilecek düzeyde.
Maalesef ülkemizde bununla ilgili hiçbir yasal şartname ya da önerme dahi yok. Oysa galvanizli inşaat demiri kullanımı tüm dünya da özellikle deprem kuşağı ülkelerinde çok yaygın şekilde kullanılmakta… Birkaç bilinen örnek vermek gerekirse; Sydney Opera Binası, Newyork Brooklyn Köprüsü, Yeni NY Köprüsü, Al Maktoun Floating Bridge, Canberra Parlemento Binası, Londra Ulusal Tiyatrosu, Veracruz Akvaryumu-Meksika, Roma Camii, Deniza Limanı, İspanya vb. (Kaynak: www.galvanizedrebar.com )
Galvanize edilmiş nervürlü inşaat demiri, Kuzey Amerika kıtasında 75 yılı aşkın bir süredir betonarme yapıları korumaktadır. Çok sayıda simgesel ve önem atfedilen bina, otoyollar ve köprüler galvanize edilmiş nervürlü inşaat demirinin sağladığı korozyon direncine güvenmektedir. 
Çelik yapılarda ve inşaat demirlerinde SDG’nin kullanılması tek başına korozyon önleyici anlamı taşımamaktadır. Bunun yanında SDG çağımızın en büyük sorunu küresel ısınma ve iklim değişikliğine karşı da çevreci ve sürdürülebilir gelişme için en doğru kaplama yöntemi olarak da öne çıkmaktadır. Sıcak Daldırma Galvanizleme’nin doğa dostu ayak izleri de belgelenmiştir.
Galvanizleme, çelik ve betonarme yapıların ömrünü en az 100 yıla kadar uzatabilmektedir, böylece bakım ve onarım işlerinde harcanan çok yüksek miktarda doğal kaynak israfını önlemektedir. Bakım ve onarım ihtiyaçlarını en aza indirgediği ve çeliğin yeniden eritilmesi gibi işlemlere gerek kalmadığı için çinko kaplama sayesinde enerji tasarrufu da sağlanmaktadır. Çinko ve galvanizleme sanayi doğa ve çevre dostu sürdürülebilir programların gelecek için vazgeçilmez önem arz ettiğini anlayarak kullanım ve ömür süreleri ile ilgili güncellenen bilgilerle uyum içerisinde olmayı taahhüt etmektedir.
Özetlersek, doğaya ve çevreye saygılı SDG yönteminin ülkemizde yaygınlaştırılması deprem kuşağındaki ülkemizde güvenli yapılar oluşturulması için en önemli adımlardan biridir. Bunun için sırayla, mimar, mühendis, proje mümessili, yatırımcı ve en nihayetinde yasa koyuculara çok büyük görev düşmektedir. Sektörün çatı örgütü, derneğimiz GALDER olarak, hem yapısal çelik, inşaat demiri, hem de tüm galvanizlenebilir metaller için ciddi çalışmalar yürütmekteyiz. Bu yaptığımız çalışmaların en somut örneği olarak 2016 yılında inşaat İskelelerinin galvanizli olması şartının GALDER çalışmaları ve aracılığıyla TSE kurumunca yasalaştırılmasını sayabiliriz. Bu vesileyle iskelelerde hurda azalmış, en önemlisi korozyon sebebiyle ortaya çıkan iskele çökmesi, iş kazası riski sıfıra yaklaşmıştır. 
SDG uygulamasının yaygınlaştırılması çevresel ve güvenli yaşam anlamında daha yaşanılır bir dünyanın varlığına büyük katkı sağlayacaktır. Öte yandan korozyonun geciktirilmesi muazzam bir ekonomik tasarruf sağlamaktadır. Her yıl GSMH’mizin yaklaşık %3’üne yakın bir rakamın (30-40 milyar USD) korozyona feda ettiğimizi düşündüğümüzde olayın vahameti ya da acil bir şeyler yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu konuda derneğimiz GALDER olarak elimizden geleni yapmaktayız. 
Not: Yapısal çelik Derneği (www.tucsa.org.tr) organize ettiği 1.Korozyon Sempozyumu 22-24 Mayıs Tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek.  
( http://www.casp2019.org/en/ ) Korozyon konusunda çok değerli katılımcıların ve sunumların olacağı sempozyumu derneğimiz GALDER de desteklemektedir. İlgili herkes ile sempozyumda buluşmak üzere..



  FUAR TAKVİMİ